Basın Bülteni

Bireysel sorunlar sonucunda istem dışı olarak gelişen günlük olayların ulaştığı arzulanmayan sonuçlar ve kişisel menfaat çatışmalarını kamuoyuna yansıtmakla görevli iletişim organlarının, kişileri aile camiası ile veya o ailede öne çıkmış seçkinleriyle anmak toplumsal denetim gücünün etkisi sonucu mudur? Yoksa kişiler hakkında belli mahfillerden kaynaklanan maksatlı suflelerin bilinçli sonucu mudur? Bunu aile olarak bilemiyoruz. On binlerce mensubu bulunan büyük bir ailenin birbirleriyle muhataplıkları aile bireyleri seviyesinde olan kişilerinden birinin kusurlu bir davranışının  “ Sarallar çetesi “ başlığı altında bir tür kolektif suç saplantısıyla ve hukuk dışı anlayışla verilmesi bu davranış ve fiille alakası olmayan aile mensuplarını tümden suçlamış ve zan altında bırakmıştır. Olayların bu tür bir yaklaşımla kamuoyuna duyurulması basın ahlak yasaları ile nasıl bağdaştırılıyor anlamak mümkün değildir.

Aile içerisinde hiç kimse hiç kimsenin garanti belgesi değildir. Hiç kimse hiç kimsenin teminatı da değildir. Aynı ailenin fertleri arsındaki sorunların bir çete anlatımı şeklinde kamuoyuna yansıtılmasından kimin nasıl bir beklentisi vardır ve medya bu yolla kimlerin aleti olabilmektedir. Medya bu hususun ciddi bir muhasebesini yapmak durumundadır. Kamuoyuna yapılmış bulunan bu şekildeki maksatlı duyuruların veya ilişkilendirilmiş anlatımların veya kanaatlerin kamuoyu yaratmayacağı gerçeği medyanın önderleri ve kamu eğitimi bilimcileri tarafından da tespit edilmiş bir olgudur.

Medyanın bu anlatımları ve kamuoyuna dönük bilgilendirmeleri suç işleyen kişiyi ve yakınlarını topluma uyum sağlamaya zorlayan baskıyı (konformizm) pek az hissedeceğinden, kişinin topluma kazındırılması yönündeki telkinlerden de sonuç alınamayacağı bilimsel bir gerçektir. Bu hukuk ve etik dışı tutum, kişinin toplumun onaylamadığı bir suçu işlemiş olduktan sonra kendini nasıl hissetmesi gerektiğini olaya karşı başkalarının nasıl tepki verdiğini de gözlemlemesini engellemektedir.

Medyanın yüksek sesle ailemize dönük bireysel suçları aile camiasına mal eder şekilde sunması karşısında, dilsiz kalınıyorsa, bu ailece suskunluk sarmalına girdiğimiz demek asla değildir.

Suskunluk sarmalı sürecinin kişilerde nasıl bir kanaat yaratacağını en iyi tahmin edecek olanlar yinede kamuoyu oluşturucuları ve bilgilendiricileri olan medya mensuplarıdır.

Bu yöndeki haber ve yorumları kınar Onbinlerce mensubu bulunan ailemize yönelik haksız yakıştırmaları reddederiz.

Saygılarımızla

www.saralailesi.com